Kalbim kurumuş yapraklar gibi eziliyor ayaklar altında.
Neyin kini neyin öfkesi bilmiyorum..
Dünyanın tüm faili meçhûlleri üzerime kalmış
gibi
Demir halkalarla yeryüzüne sabitlenmiş
varlığım,
Gidemiyorum...
Tüm çarelerim çıra gibi yanıyor.
Alevlerin şavkı yüzüme vuruyor ordanda
suya...
Yapraklar dökülüyor üzerime yine,
Varlığından bi haber kuru cansız yapraklar... Sonra bi el uzanıyor varlığı kabullenilmez
hayallerden
Ne soğuk ne sıcak kavrıyor ellerimi.
Umut vermiyor elbet uçup gidecek bir
güvercin
veyahut gözlerimi açtığımda unutuvereceğim
bir hayal gibi bu eller...
Sahi kim bu ellerin sahibi?
Nereden ve neden geldi?
Yaşadığım bu hayalimsi anı hasbihal
ediyorum....
Bu ellerin amacı sadece yardım mı?
Acıyormu bana...?
Sararıp solmuş olan kalbim umrunda mıdır? Azad edilmiş bir köle gibi kurtarıveriyor beni.
Peşi sıra sürükleniyorum rüzgarda savrulan bir güncenin sayfaları gibi...
Bir kağıt ve bir kalem...
Tüm nefsimizi kurban edip en güzel
dualarımızı
Süt beyazı sayfalara nispet eder gibi yazıyoruz
kalbimize;
Allahım hidayete erdir bizi, aşkı lisan eyle dilimize...
©vaveyla...
V