Bir avaz verin bana
Yaslanayım saçlarına sevgilinin
Ve sevgimin güzel dilinin
Tütün,barut ve kahve kokan bir kağıda
İzleri olanca nakşolsun
Bu lisana aşk olsun
Gece,
Hasret kapalı gişe
Yegâne mani gidişe
Camlarda kaldırım kırıkları
Serden düşmez sarıkları
Bu yola,izana aşk olsun
Simân
Güneş'in kokusu kadar yakın
Benim fikrim Körfez'deki su gibi dalgın
Bir bademin ateşi bir aşığın güneşidir
Kör olası çöpçüler apansız nağmeleşir
Ve gökten indiği sanılan helvayla beraber
Yahya Kemâl'in şarkısı şehnâmeleşir
Bazen Suzan'ı çarpar ziyaret
Bazen de giyilen siyah elbise
Başkasına kefen diye biçilir
Bu Suzan'a aşk olsun
Uyu
Ruhu çepeçevre örten binlerce tuyuğ
Ve bin tekrardan sonra bayağılaşan
Silahtar muhabbetleri gibi
Vites topuzuna doğru
Dedem Korkut'un kopuzuna doğru
Ufku sarar koyu bir bağ evi
Ve basar tüm hasretlerin üstüne teker teker
Kanunlarıyla bir yıldız gibi o hançere
Kaçamak bakışları elindeki hançere
Bulutları yeniden harekete geçirir
Güneşli günler gösteren bir açık pencere
Bu mayısa,nisana aşk olsun
Saat
Telkari bir bomba gibi
Tahrip ederken minareleri
Kuyruğu kıskaçlı bir peri
Başlatır yeniden yazı
Pabucumun komiseri
O sırada çölyak olmuş hasretini
Fırıldağa koyup üfletir
Bu yazıya yazana aşk olsun
©şair-i-dem
Ş