Önce beyaz bir güvercin olur,
Ummadığın bir anda gelip
Konar yüreğine...
Ve bir gün ansızın uçuverir
Yine hiç ummadığın bir anda,
Ve bir daha geri dönmezcesine...
Bir zaman sonra kırmızı bir gül olup
Çıkar karşına..
Anlatmaya çalışır kendini
Anlatmaya çalışır var gücüyle
Bütün duygularını...
Ama ne çare ki kuruyup solar
Günün birinde
Ve ne çare ki o da anlatamaz derdini...
Bir çift gözden süzülen
Bir damla yaş olur AŞK..
Bir nehir olur AŞK..
Akar meçhule giden yolda
Yok olmak istercesine..
Akar uzak deryalara kavuşmak istercesine..
Ve gün gelir o da yaşlanir,
Sonbaharda sararıp solan
Yapraklar misali dökülür AŞK...
Bir zaman sımsıkı tutunduğu
Dalından..
Zifiri bir karanlıkta siyahlara bürünüp
Kaybolmak istercesine...
Kara kışlara atar sonunda kendini..
Ölmez ama öldürür AŞK..
Öldürür her nefeste
Terk ettiği o yaralı yüreği.
Talip ÇAM
M