Soluksuz atlar geçiyor gözlerimin önünden,
tarihin boz bulanık tenha sokaklarında.
cenaze namazında yerli yersiz bir araya gelmiş berduşlar,
asalarında güç kalmamış ihanet orduları şakaklarında.
kapat kapılarını ey zümrüdü anka,
bu bir rüya değil kaf dağının patlaması dimağında.
yarın her şey için geç olacak,
yarın geldi, her şey geçip gidince anlaşılacak.
kaygılarımda jilet keskinliğinde umutsuzluklar büyüyor da,
kimsesiz kalmanın çaresizliği...
atlar, berduşlar, kaf dağı aslında...
©hayyam07
H