Görseydi halimizi
Hüdhüdler ve ebabiller
Ağızlarında zeytin taneleriyle ak güvercinler
Duvar üstüne duvar
Cibal üstüne cibal çekilmiş gönüllerimizi...
Duysaydı kulaklar
Meryemoğlu İsa'dan beri duyulmamış inlemelerimizi
Parçalanırdı ciğerleri.
Çiçekleri, tüm dünyanın
Güllere ağıt yakardı.
Bilseydi çocuklar o günleri
Bir bilseydi...
Bizim hikayemiz
Çağların en büyük işkencesi
Bir muharrem demdemesi
Susuzluğun en son demleri
Kerbela hadisesi...
Bu, insanlığın Cudi'den
Hicaz'dan, Kudüs'ten beri
Yaşadığı hüzün çemberleri
İçerisinde kara bir günün habercisi.
Sitemvari sözlerle döğülen hançerler
Kınlarına girmeden
Katletti Nur-u Hüseyin'i!
Bu diyar o gün bugündür
Harami yurdu, yangın yeri!
Ne geçer bir deve kervanı
Ne uğrar bir Mecnun sesi.
Ya Rabbi, sen bizi
Şiilerin atalarının o gün Hasaneny'ni
Yalnız bıraktıkları gibi
Yalnız eyleme.
Ya Rahman lutf ü kereminle
Affeyle Ümmet-i Muhammed'i.
Hz. Nuh'u cudiye vardırdığın
Yüzü nur sireti nur Yunus'unu
Yunusların karnından kurtardığın
Halilullah'ı ateşlerde yakmadığın
Yakub'u Yusuf'a kavuşturduğun
Başım tacı Eyyup Nebi'yi
Yaralarından arındırdığın
Kerimullah'a bahr-i sefidi yardığın gibi...
Bizim tövbemiz
Babamız Adem'in tövbesi gibi değildir biliriz.
Biliriz ki yokken var eyledin bizi.
Ama babamızın tövbesi hürmetine
Emanete hıyanet eden üç beş sapkın gibi
Kahreyleme bizi!
Gökte dört kutlu yıldız
Ebubekir, Ömer, Osman, Ali...
Küller savrulurken yüzlerimize
Kamaştırır gözlerimizi.
İşte ben bir facianın arifesinde
Göğsümü gere gere
Haykırıyorum aleme:
Fatıma'da anamdır Aişe'de!..
Susturmak istese de birileri
Kör kütük cahiller gibi
Küfre layık görmem
Yezid yüzünden Hz.Muaviye'yi.
O öyle bir cenkti ki
Gözler sellere gark olmuştu.
Yerler şehitlerin sultanlarını yutmuştu.
Bu gökkube daha önce görmedi
böyle bir heybeti
Ya Hüseyin senden evvel kimse
Böyle içmedi şerbet-i şahadeti.
(Baranî)
©baranaslan
B