Zebaniler yakacakmış o gün canımı,
ah bir birseler şu günlerdeki halımı.
Ben yaşarken tatmışım zaten o acıyı,
salıverin alsınlar hep birlikte hıncını.
Parçakasınlar gelip şu tenimi,
o gün kim düşünürki kârını.
Kazsınlar ateşten o çukuru,
yarim ile sevenlerim taşırken salımı.
Biz görmüşüz Devran denen zalımı,
o zebaniler içse kaç yazar kanımı.
Yeter artık gömün şu naşımı,
ben bellemiştim zaten anamın baş ucunda yerimi.
Kim korkacakmış ateşlerde yanmayı,
biz öğrenmişken Ibrahimden sönmeyi.
Sokun beni o çukura atın üstüme taşları,
biz alışmışız zaten Yusufumla kuyularda yatmayı.
Kovsun beni kapısından varsın bilmesin sevmeyi,
biz Beytullahtan biliriz şafakla yollarında tavaf etmeyi.
Ecdadımızdan gördük harmanlanıp savrulmayı,
hem elenip hemde Aşk ile yoğrulmayı.
Kazanlara girip şu dünyada kavrulmayı,
daha ne kaldı öbür taraftan yerinip korkmayı.
Biz Yunustan öğrendikki sevmeyi,
bir Hu sesiyle Mevlanayla dönmeyi.
Prometheus gibi yüreğimizi kartalara yedirmeyi,
Aşk uğruna Ferhat olup dağları delmeyi.
Kadıların insafına kaldıysa şu dünyalığı sevmeyi,
gönderin o cellatı koparsın artık şu yüreği.
Bana cehennem olmuş zaten dünya azabı,
varsın kırsınlar elindeki o kalemi.
Parçalasalarda bedenimdeki kalp denen pompayı.
biz bülbülden öğrendik uğurlara can vermeyi.
Zaten çoktan giymişim ben o ateşten gömleği,
Kerem gibi divane olup Aslım için yazmayı.
Daha kim açıtabilirki şu cansız halımı,
hiç boşa kederlenmeyin es Selam'dır şu ruhumun sahibi.
©isi_1975
I