Gökyüzü özlemle yıkandı bu gece
Bulutların telaşıydı toprağın kokusu...
Savrulan yaprakların isyanını bastırdı rüzgar
Ürkek ağaçların sarhoş kiracılarıydı onlar...
Evet , biraz da sana benziyorlardı
Güneşten boşalan gönlümde seni arıyorum
Bir şairin bulamadığı o son kelimeydin işte...
Bir yeniçeri ordusunu andırıyor kirpiklerin
Öylesine dik başlı , öylesine isyankar...
Gözlerinin ihtişamını seyreden bir ay ışığı
Sessiz bir dolunay gibi yakıyor kendini
Ve bir tek Ay tutulmuyor gülüşüne....
Rüzgardan kaçan yavru kuş geçiyor zamanı
Usulca akşam oluyor Dersaadet'te
Sonrasındaki ihtişamlı sessizlik alıyor beni
Güneşe doğru gidiyoruz sen ve ben
Bir yıldırım gibi çarpıyor yüreğim
Öylesine kanatsız uçuyorum yanından
Bulutlar selam yolluyor en tepeden
Sen gülümseyince sonbahar tutuşuyor
Dökülüyor her matemiyle bir yaprak...
Şiir beyazlığında gülüyorsun bana
İlk defa böyle mutlu görüyorum seni
İlk defa böylesine doluyor bakışların...
tolga.BELLİ
©tolgabelli
T