Ay ışığı vurur geceye,
gece aydınların
özenir gündüze,
amma velakin gece ayrı yerdedir,
gündüz ayrı yer de,
hiç kavuşamayan iki sevdalı
gibilerdir adeta.
Bilirler hasretin derin sızılarını,
ama konuşamaz susarlar.
Her günün sonun da, hep aynı
enstantaneyi yaşarlar,
biraz üzgün, biraz kırgın,
biraz buruk bir halde.
Bir dejavudur adeta onlarınkisi,
hep aynı sahnenin değişmez oyuncularıdır.
Şikayet etmeden, bir of bile demeden
yazılan kaderlerini yaşarlar.
Kilitli bir kapıdır adeta yaşadıkları,
hiçbir anahtar uymaz, açmaz yollarını.
Birininin adı gece, birinin adı gündüzdür.
Namı diğer kavuşmaya hasret,
iki sevgili misalidirler.
Gündüz geceye, geceyse gündüze
çaresizce aşıkdır iş de...
Yazan; Dağhan Fırat
©daghan
D