Bir göz bir uzaklığı sezer.
Güzün seçtiğiyse kuzuyu sütten kesen
İşaret parmağına yanaşan yakınlık.
Nefes almak ölümün beşiğini sallar habire
Ha birde;
Durdukça deprem
Uyandıkça,
büyülü sözler derinliği fısıldayan muamma
En parlak,siyaha çalan en kırmızıyı
bir söz,
Mevsimlerin;en çok da nazla gelen baharın
Uzunca arsız bir kışın,
Neresinden budayıp koparsan,
Sorgusuz sualsiz
Minnetsiz,
Başka bir umuda havalanan göçmenlik kanatlansın
Ardından sürüklerken gölgesini,
Başı yere değen sazlıklardan.
Islığı türkü söyleyen
Haberi usul,
fakat ay parlak
bir sepet güneşi ve yıldızları toplayıp getirsin geceden.
Suya düşmesin eteklerin.
Attığın taş bir ceylan,
Kansın susuzluğun ab-ı hayat çeşmesinden.
Uyanasın ki artık
Vuslat gökte rengarenk bir kuşak bağlasın gözlerine.
Tohum kulağına söz sezsin
Ağaç dalları bezensin gökkuşağından meyvelerle.
A