Hayat,
mahçupluğun görünürlüğünü yok eden aydınlık bir günde
birinin artık birkaç defa fazla giydiği için bıktığı bir ayakkabıyı
üşenerek getirip kaldırıma yavaşça bırakması
ve mahçupluğu,
akşam üstlerinin kendi elleriyle simsiyah kalın elbiselerini
şefkatle giydirip kuşattığı bir çocuğun hızla gelerek,
çoktan terkedilmiş o eşyayı çok severek,
sevinerek çokça sahiplenmesi kadar hüzünlü bir aralıkta
yaşanırdı.
Bu hadiseye şahit olan gözlerimde dünya bundan sonra
elimin tersiyle itebileceğim kadar ufacıktı.
©sonsuz.a.y
A