"Getirmeyin yeter" dediler,
Getirmedik, çekindik, çekildik.
Onlar çekinmedi ve çekilmedi,
Bir elma kokusunun peşine düştüler.
Açtılar, sefildiler, bir ümit dediler...
Gökten bir elma düştü;
Ne sana, ne bana, sadece ona.
Bir anlıktı işte...
Bizi beklemeyi bıraktılar, dışarı üşüştüler...
Yavaş yavaş yanan tenler,
Kızardıkça eriyen bedenler...
Suriye'liler, pis Suriye'liler, hain Suriye'liler,
Rızkımızı bölenler, vatanımıza çöreklenenler...
Ne diyorum Ya Rabbi, ne diyorduk Ya Rabbi,
Çocuk değil mi bunlar, hani ya masumdular,
Hani ya günahsızdılar, savaştan anlamazdılar,
Nedir bu halleri, biri söylese ya neden,
Vurulmaktan da beter oldular?
Kıvrana kıvrana yoruldular,
Ölüm için yalvarıp, yığıldılar...
Nasıl bir ızdırap, sadece ağladılar.
Ya hariçten gazel okuyanlar?
Ne inandılar, ne anladılar, ne umursadılar,
Baktı bütün bir insanlık, güpegündüz,
Sadece baktılar, baktılar, baktılar,
Kolay mı? Bilmem ki, kaçınız üzüldünüz?
Yürek, yürek arıyor insan, çürümemiş hisler,
Vicdanlar, gönüller... Titreyen kalpler...
Neredesin, ey merhameti müflis beşer?
Neredesin, ey kör, sağır, dilsiz ümmet?
Neredesin? Yetiş Ey İlahi Adalet...
[06.04.2017]
©hasanyusuf
H