Şimdi sen balkonundan izliyorsundur
Yalnız çocukların kalabalıklığını
Onların oyunları kadar saklanıyorsun
Şimdi sen koynunda yatırıyorsundur
İzahı sadece sen olan cümleleri
Tutsaklığa evim diyen aşklar var bilirsin
Senin kelebek kanatların var uyma onlara
Şimdi sen özgürce dolaşırsın otları incitmeden
Ayaklarının toprağı çukurlaştırdığı yerde
Filizlenmeye koşar o sevinçli bitkiler
Arkana bakma canım kızım
Tomurcuk verince yetişirim ben sana
Şimdi sen yeni şehirler takarsın peşine
Yeni hayaller, yeni mevsimler ve umutlar
O hiç bilinmeyen dağların ardına seyreder
Kendi aşk tonunda medeniyetler kurarsın
Kavimler gelir geçer bereketli arazilerinden
Yüzünü kutsal bilip taparcasına eğilirler
Sen şimdi çocukların kanatlarına dokunup
Gökyüzünü tembihlersin sahip çıkar
Sonra gün biter, sen yorulursun
Boylu boyunca uzanırsın ırmaklara
Su yatağını verir sana üşümezsin
Teninde doğar gibi dökülür denizlere
Kuşlar göç etmeyi unutur topraklarında
Saçlarının her örgüsüne yuva yaparlar
Yaşamı sende bulup, seni diyar bilirler
Ben ise oturur izlerim sadece
Bir söğüt dalının arasında
Büyülü kadını ve parmak ucu tabiatını
Kabuğuma çekilip, haddimi ezberler
Aynı göğe bakmakla avunurum
©reşitbilen
R