Kurulmuş iki ayrı dünya, acılar ve sevinçlerle,
Yazdılar kaderimizi doğduğumuz günde.
Gitmiyor kulaklarımızdan söylenen ninniler,
Döktük gözyaşımızı neden silmediler.
Bebek gözlerimizle baktık sağımıza solumuza,
Hepsinin anaları sarmış, almış koynuna.
Anladım ki yaşayacağız hayatı bir başımıza,
Dökülmüyor göz yaşlarımız artık yastığımıza.
Arkadaşım, yoldaşım oldu yetimler,
Hüzün ve özlemle dolu geçti geceler.
Omuz omuz el ele yürüdük yollarda,
Gıpta ile baktık analı,babalı çocuklara.
Bir çocuk binmiş babasının omuzlarına,
Terlemiş bedenini sildi ana o anda.
Bize geride kalan hayaller ve özlemler,
Hayata tek başına sarıldı yetimler.
İstemedik dünya ayrılmasın ikiye,
Bir tarafta yetimler, bir tarafta analı babalı niye?
Söylemeyin artık bu kader sizin, yazan böyle yazmış,
Bizde haykırıyoruz bu yazı neden yazılmış.
Suçumuz neydi anlamadık, yetim kaldık,
Yoksa biz günahkar mı doğduk.
Bizde gecelerimiz sıcak olsun istedik,
Neden sevgiye, mutluluğa hasretle büyüdük.
Bir çocuk sarılmış anasına, kokusu karıştı kokusuna,
Yetimler ağlıyor, haykırıyor yalnızlıklarına.
Kararmış umutları, sönmüş ışıkları,
Hasretle öpüyorlar ellerindeki fotoğrafları.
Fotoğraflarla büyüdüler, hasret giderdiler,
Yetimlerin yaşadığını hiç bir zaman bilmediler.
Dudaklarından dökülüyor yabancı kelimeler,
Kime anne, kime baba diyecekler.
Uykusuz ve soğuk geçiyor geceler,
Dünyalarında sevgiye özlemle büyüdüler.
Dudaklarından düşmedi yalnızlığın şarkıları,
Anasız, babasız büyüdüler unutmadılar yalnızlığı.
17.09.2015 Ankara.
©kartalsabo
K