Çığlara kaldı düşünceler...
Çetrefile dolandığından belki,
Göğün sarf-ı nazar ettiği vakitlere.
Yıldızlardan,
Aydan,
Belki de rüzgarlardan...
Çalıların tutuşmadığı,
Yağmurların dokunmadığı,
Bir hal ile kalakaldığın,
Son demlerin kısır döngüsüne işte...
Yakarışların kanat çırpışlarına.
Yalnızlıkların bile terkettiği,
Bilinmez nazarlara...
Mısralar ağlamaklı,
Gözyaşları savruk,
Gidişlerse gizli saklı.
Oysa sevmeler...
Bir sevmeler sanki, adamakıllı,
Ama nedense,
Hep sancılı...
Gecenin eteklerine süpürdüğün belki,
İçinde kalanları.
Besbelli, değil artık...
Sessizliklerin bile kalıcı.
Acıdı duygular...
Tat vermiyor hazanlar...
Bozuldu dekorlar...
İstemiyorum artık...
Gelmesin,
Gelmesin üstüme...
Tüm ihtişamıyla,
Sonbaharlar...
Çıkmasın güneş,
Duygusuna kalmadım yağmurların...
Gelmesin gözlerin hayalime...
Git sessizce,
Öylesine...
Ayrıl bir çığ gibi bedenimden,
Dönme sakın...
Yağmur olup dönme,
Kar olup dönme.
Pencerelerim yok,
Çatılarım sağlam,
Kapılarım kilitli.
Giremezsin,
Giremezsin tekrar yüreğime.
Geceleri sildim hayatımdan,
Odalarım hep aydınlık.
Kitaplarım şiirsiz.
Romanlarım isimsiz.
Senden ne varsa kalmadı artık.
Tadsız tutsuz bir yemek gibiyim belki,
Ya da rotasına düşman bir gemi,
Oysa,
Rüzgarlara ııh diyen bir yaprak kadar yorgun gönlüm.
Her yanım kördüğüm,
Her yanım tevehhüm.
Git,
Çek git artık,
Son durak gibisin bana,
İndim oysa ben senden çoktan,
Bekleme artık,
Bekleme beni boşuna.
Çamur, soğuk umurumda değil...
Kal sen sağlıcakla,
Ben,
Kalırım tek başıma,
Kalırım,
Dinmeyen acılarımla...
Izdırabına...
©kenanfaik
K