S

AYRILIĞIN ERTESİ-6

Gözlerimi yakan ışığın gölgesinde seni düşledim.
Ellerim yolunu beklerken soğuktan çatlamış,
Ah nasıl canımı yakıyor bir bilsen.
Tırnaklarımın içi kömür karası...
Hiç birşeye isteğim kalmamış,ağzımda susuzluğun en ince tadı,
Nisan yağmurlarının geçmesini beklediğim gibi bekliyorum seni,
Ha şimdi dindi, ha şimdi dinecek.
İşte öyle...
Ha şimdi geldi, ha şimdi gelecek.
Sokağımda kaç lamba, kaç kaldırım taşı var hepsini biliyorum,
Mahallemdeki herkesin, ne zaman uyandığını,ne zaman eve vardığını bile.
Ekber amcanın balkon kapısını saat kaçta açtığını mesela...
Herşeyi bildimde ne zaman şu köşe başından döneceğini bilemiyorum.
Bütün özlemlerimi senin için göğüs kafesimde biriktirdim.
Doldu artık, ağır geldi, gözlerimden her gece taşıyor.
Çok isterdim beni tanımamış olmanı,
Seninle tekrar tanışmayı...
Herşeyini ezbere bildiğim halde bilmiyormuş gibi yapmayı.
Kaşının altında olan güneş kırıntılarına bir kere daha bakmayı.
Lanet olsun!
Seni sen yokken değilde sen varken sevmeyi isterdim yeniden.
Parmaklarına tek tek nergis çiçekleri sıkıstırmak,
Alnındaki sevda boşluğunu dudaklarımda doldurmak,
Aşkının ateşinde tüm gövdemi deliler gibi ısıtmak...
Omuzlarını ıslatmak isterdim şuan, seni nasıl istediğimi anlatırken,
Gelmek istersen pencere dibindeyim, bilki vakit daha erken...
©secilcetin