E

Ayrılığın Öyküsü

Ne kitaplarda yazanlar kadar basit nede filmlerde gördüğünüz kadar saçma bu bir ayrılık öyküsü tamamen acı hüzün ve gerçek dolu..
Bir adam ve bir kadın varlığın başlangıcı , yaratılmış en muhteşem varlık . evrenin var oluş sebebi , insanlığın başlangıcı ve devamı..
Bir adam ve bir kadın varlığın ve yokluğun sonu , hiçliğin başlangıcı..
Adam şiir gibi sevdi kadını ama hatalıydı. Şiir sanattı insansa az bi iyilik bolca kötülük dolu bir varlıktı . şiir insanlara güzeldi fakat şairine herzaman acı verdi . bu hikayenin sonuda şiir gibi insanlara göre normal şairine göre sonsuz hüzündü.
bu bir ayrılık öyküsü.. güneşin dünyaya vedası gibi gidenin umursamazlığı , kalanın felaketiyle bitti
Kalabalık dolu bir kadın ve yalnızlık dolu bir adam. Timsahın gözyaşı gibi seven kadının ve serçenin gözyaşı gibi seven adamın ,fevkalade aşkının ve girift iki ruhun ayrılışının muazzam acısının feryadı figanları sur'un üflenmesi gibi arşı alayı titreterek , adama hiçliğin başlangıcını izleme fırsatı verdi
Ayrılık : ruhun kansere yakalanmış bir hücre gibi sürekli bir savaşda gücünü kaybedip bedenin düşüncelerle dolması ve delirmeye bile fırsat bulamadan zaman denen bilinmeyen yerde kaybolmak..
Savaşda galip gelen düşünce Adamın tüm algılarını bir yapboz gibi paramparça etmişti ; sevmemiş gibi giden ,kalırken sevmiş gibi mi yapmıştı...
Yüzyıllar buluşup bir an etmediği gibi milyonlar buluşsada bir kişi etmiyormuş..
Ve adam vurdu yüreğe zincir kaldı kadına esir.