Ayrılığın soğuk demi damarlarıma kadar
sıçrarken kokusu üzerime sinmiş sensizlik girdabında
haritada ikimize ait bir yer seçtiğim yollar uzun
mesagetliydi
Içimde hasret denizleri kavrulur için için kavrulur
volkan olur yanardağlar
Her gelen bavulunu hazırlar kucaklar
giderken
geldiği günü unutup ta verilen sözler tutulmaz hiç
kulakları sağır eden
feryatlara kapalı ruhum duymuyor artık
kapandı gözüm ama oldu
bu içimdeki memleketteki
hayal sandalın da ummanlara renk
katan sığınak yaptırmıştim ben
Aklımın sığınağında kalacak kamp kurmuştuk
beraber şimdi ise
ölümün dokusu sıcak lehçesi kırık çatısı
dökük
gecelerin ana hatları ile
korkular da müşkül düşmüştü
cesaret veren dağ gibi yıkılmaz heybetine
karşı yenildi
El ele verseydik karşı çıkmazdı kimse
kimsem yoktu ki çaresiz ligim de o yüzden
alıştım gülümsemelerine sevdamı
ayaklar altına bir düşünseydin
beni hayata bağlayan küçücük bir tebessümdu
sahiplendigim guc kuvvetti kalbine sığmak için
çırpınırken çırpınırken kalbime
yenik düştüm bir düşün içinde bu
sefer de
siyahlari daha belirgin katledilen kalemimin
daha koyu acılarına tabut bağladığı düşlerine
umut olurdu maviler hasret denizin de
yüzerken
mavi leri çalan düş kayıklarıdır
o sımsıcak Çiçek açan buselere küsum artık
ulaşamadıgi ayrılıkların gurbetinde ayak
biledigim
yıkılan dağlara nefher olan dili sürtüşen
sürekli ağır vakalar la tesbih
çekerdi
©ebrulimsi5
E