Z

Ayrılık

Taşları sonsuzluk vaadi bir köprü üstünde
Dar ağacının üzerine aldılar ayrılığı
Son sözünü sordu cellat, adettendir diye
Ben suçsuzum getirin herşeyi ayıran zamanı
Zaman, doğrudur; vuslatta, gurbette bendedir
Ama ben olmazsam hiç buluşamazdı seven
Getirin ölümü, ayrılık onda, o her bedendedir
Ölümle ayrılmayan, hiçte buluşmamıştır zaten
Ölüm, doğrudur; ben aşığa en çetin düşmanım
Ama benimle kıymetlenir tüm sevilesi şeyler
Sevmeye ve sevilmeye mana katanım
Arzuları getirin, o oldukça ayrılır sevenler
Arzu, doğrudur ; Ben birşeyi diğerinden değerli kılarım
Ama aşkın tohumuda bende filizlenip gönülleri bulur
Ben insanı hayvandan farklı kılanım
İnsanı getirin, sevdiğini benimle bir kefede tutan o'dur
İnsan; ben sadece sevmiştim, ayrılık bunlarla geldi
Madem ayrılık hakikatti, bana onu kim sevdirdi
Ne ayrılık, ne zaman ne de ölüm aklıma gelirdi
Doğruya aklı getirin, bedenimi eriten acıyı o getirdi
Akıl, en son çıktı köprüye.. Adımları taşları incitti..
Şöyle bakındı zanlılara, insanı görünce omuz silkti..
Ey ayrılık! Sen suçsuzsun, seni ilk insan icat etti..
Ey zaman! Sen suçsuzsun, senden alacakları kıymetti..
Ey ölüm! Sen suçsuzsun, başı olanın sonu olacağı hakikatti..
Ey arzu! Sen suçsuzsun, sen cömerttin, insana düşen haddini bilmekti..
Ey insan! Sen tek suçsun! Sen bunları kölen sandın, ama senin vazifen esaretti..
İnsanın boynu vuruldu..
Ölüm, bir çınar ağacına sığındı..
Zamandan akrep yelkovan silindi..
Arzu, fare kovalayan kedilere esir edildi..
Ve ayrılık ezeli düşmanı insanı özledi..
©zahidctnky