E

Ayrılık vakti

Her şey bir anda gelişti.
Bir hastane kapısında
Biliyordum ama konduramıyordum.
Hala umudum vardı
Soguk bir odada görene kadar
O kadar sıcaktı ki tenin
Yüzünü yanaklarını öpmeye doyamadım
Babam...
Gülümsüyordun hala tevessüm edercesine
Ayrılık vakti gelmişti.
Çaresizdi kimse yardım edemezdi.
Gökyüzü sürekli ağlıyordu.
Güneş ne zaman yüzünü gösterse
Kıskanıyordu gökyüzü,
Yıkık döküp virane bir ev gibi
Kollarımın arasindan kayıp gitmisti.
Son yolculuğuna çıkıyordu.
Omuzların arasında
Canımın diğer yarısı
Bir yanım toprak olmuştu.
Damlalarca yaşlar süzülüyordu.
Kokusu kalmıştı tenimde
Ebediyete gidiyordu.
Şimdi daha iyi anlıyordum.
Geçmiş zamanın değerini
Her şey zamanla unutulur mu
Bir bardak gibi rafa mı kaldırılır,
Hayellerim,
Yeniden yeşer mi?
Umutlarım..
Bana çocukluğumu geri verin.
Sokakta ip atlayıp misket oynayan
Okulun bahçesinde rengarenk resimler yapıp
Top oynayan
Kışın karların üstünde savunmasızca kayan
Güzüdene pişen patetesi
Yer sofrasının etrafında toplanan
O evin sıcaklığını
Kollarının arasına saran
Son kez Öpen
Bana babamı geri verin.
©eliha