H

Ayrılık Vakti Geldiğinde

Kehf Suresi'nin yetmiş sekizinci ayeti yankılanır zihnimde, Hz. Musa ve Hızır'ın ayrılık vakti gelmiş bellidir adeta. Birbirinden ayrılması gereken iki dost, iki güzel insan, Farklı mizaçlar, farklı yollar, ayrılığın vaktidir artık o an.
Her insan farklı bir dünyada yaşar, kendine göre bir alem, Bazen sevgi bile yetmez uyumsuzluklara bir set çekmeye. Özel alanlara saygı şart, sınırlar çizilmeli net, Yoksa gölgelenir dostluk, ayrılık çöker üstüne sessizce.
Alışverişe çıkan dost, her şeye karışır hoyratça, Sabır taşar, dolar, artık ayrılmanın zamanı gelmiştir o an. "Artık bu benimle senin ayrılması demektir" der insan, Ve çekilir o dosttan, özgürlüğüne kavuşur sessizce.
İyilik yapmak ister insan, el uzatır yardıma muhtaca, Ama hor görür, küçümser, "Sana mı kalmış iyilik yapmak?" der. Kırılır kalpler, incinir ruhlar, biter dostluk o anda, "Artık bu benimle senin ayrılması demektir" der insan ve uzaklaşır.
Evde azar işitmek zorunda değildir kimse kimseden, Saygı denen bir şey vardır, unutulmamalıdır asla. Sıkboğaz eden, sorgulayan, hayatı zindan eden dosttan, "Artık bu benimle senin ayrılması demektir" der insan ve çekip gider.
Yoluna devam eder insan, başını dik, özgürce, Kendi hayatını kurar, kendi mutluluğunu arar her yerde. Rabbim nasip etsin bize, uyumlu dostlar, güzel insanlar, Ayrılık acısı yaşatmadan, sevgiyle kucaklaşan kalpler.
Zor olsa da bazen, ayrılık kaçınılmaz bir gerçek, Anlamak ve kabullenmek gerekir, her sonun bir başlangıç olduğunu. Rabbim hepimizi doğru yola iletsin, nurlu bir geleceğe, Sevgiyle, saygıyla, dostlukla dolu bir hayata.
©hasanbey.