A

Ayrılıyoruz

Bin yıldır yürüdüğümüz şu uzun sokak var ya şimdi yabancı,
İkiyüzonbirinci adımımızda, sağımızda kalan o evde ışıklar yanmıyor mesela
Ama aldırma.
Sabahleyin erkence bir vakit,
bir ölü çıkmış olmalı bugün o evden dünden kalma.
Elimizden bir şey gelmez.
Soğuyan dünya,
soğuyan beden,
soğuyan hayvan,
Yanan kalp ve yanan, içimizde canı teninde kağıtlarca orman.
Evet. Bu anlaşılabilir bir muamma.
Ama anlatma.
Biraz ilerde yavaş,biçimsiz ve ahenksiz yürüyen cesetler...
Aynı sokaktayız biz seninle halen ve peşi sıra yürüyoruz.
Fakat hiç konuşmuyoruz.
Yabancıyız birbirimize ve yabancıyız galiba bu aleme.
Tarifini bir türlü edemediğimiz bir çıkışı var bu sokağın.
Kaldırımlarında binlerce kez aynı cevabı vermekten bıkanlar,
Onların da dilleri dönmüyor bir kaç harfle gizin ayyuka çıkabilme ihtimaline,bizim de.
Ayrılıyoruz.
Hangi dildir bu?
Nicedir nece konuşuyoruz?
Susma.
🌙
©_aliyesil_