Ah gönlüm sen aşklarda yenildin
üzdüler seni kırdılar bir cam gibi
sadece sevmek ti asılca görevin
bunu anlamadılar sonrası incildin
paramparça ettiler sonra ezdiler
gülüp alay ettiler senle gönlüm
senin suçun yok bu konuda
sahte imiş meğer ah bu sevgiler
ne hayaller kurardım ikimiz içinde
o hayalin içinden sıcacık bir yuva
bacası tüten ev güller bahçesine
yol gider duvarı leylağın renginde
kırık kapler durağı suskun acım
ve sesleniş im çok garip hal alır
düğümlü boğazım yutkunamadım
sadece oturup saatlerce ki ağlarım
ağlasam faydası yok dökülen yaşın
ihanet üstüne ihaneti bizler yaşadık
yalnız kalan biz olduk birde yarın
perişan halimiz ve yâr ola vefasızın
Bitsin madem böylece sevda
katlanabilir im ben yokluğuna
Arasıra mahşer
Arasıra yaşamak hırsı doyunca
asıl üzülmeye değmez gönlüm
ama yine onun için üzülürüm
ne zor şey yarabbim sever iken
ayrı düşmek onsuz ben üşürüm
bir sigara alıp yürek ateşiyle yaktım
çektim dumanı çektikçe yandım
ben yandım benimle birlikte gönül
sökmek istedim varıp ta yapmadım
yapamadım ne çare gelir elimden
çöktüm iyicene halim dertten
yok istemem kimseyi hiç yanıma
soran olursa kim yalnız iyim ben
gülmek yasak hüzün yer alınca
değil mi yazık süzülen yaşıma
sebepsiz yere akmaz elbette ki
özlem im olur benim şu uzakta
gelmeyeceğini bilsem bile ben
beklerim yine bir umut içinden
sarıldım kadehlere yok çarem
içtikçe içerim sarhoş geceden
ne yapayım artık çok yoruldum
içime kapandım kalan sustum
uykusuz yollarını hep gözledim
demek ki çok sevmişim onu
Gel başkası yer etmesin kalbime
yalnızca senin bu yürek işte
azap yokluğun bana şimdi
yaşamak bu mu ölürüm bin kere
bilmem şimdi ah ben neredeyim
bir meçhul un giden ki içindeyim
kaybettim yolumu karanlıklardan
unutulmuş yıkık dökük virane yim
©chn
C