şu genç yaşimda unumu eleyip
ellegimi asdim duvara
ellimi ayagimi çektim .yasamaktan
haşa yasamadım diyemem
yaşadığımdan hiçbir anlamadım
saatler geçti güneş dogdu güneş battı
çiçekler açtı çiçekler kurudu kar yağdı
takvimden eksildi birer birer yapraklar
doğan büyüdü büyüyen özüne döndü
o kadar hızlı geçti ki yıllar ışık hızi gibi
yetişemedim hızına
geçmiş gelecek arasında bocalarken
şimdim ellerimin arasinda kayboldu
kaç yaşındayım kaç gösteriyorum bilmem
ruhum seksenlik nine
mecali yok ne yürümeye nede nefes almaya
hevesi yok umudu yitik harabe ev gibi
terkedilmiş ama yaşanmışlik var
dağları devirirdim sözde
şimdi kolumu kibirdacak güc yok bedende
uyuşukluk sarmış tatlı bir zehir gibi
gözlerde ışık yok ölü gözü gibi
tutundugum dallar kırılmış
evim bildiğim yer yikilmiş
yurdum bildiğim gurbet olmuş
azik yok yolcu yolunda gerek
©gökçekız
G