Benim babam çiftçiydi, ayakkabısı kara lastik gömleğinin kolları pantolonun dizleri yamalıydı.
Parası yoktu nede arabası
Lakin tarlada çalırşırken onun o çıkarıp çıkarıp terini sildiği şapkasinı varya he işte onu değişmem sizin babalarınızîn lüks arabasına.
Pazara gider cebindeki parasıyla abime ayakkabı alsa bana pantalon alamaz bana pantalon alsa abime ayakkabı alamaz boynun büker veresiye isterdi.
Yinede şükür etmeyi bırakmazdı.hiç isyan ettiğini duymadım ağzından.
Bir devlet kapısında işi olduğunda şapkasını çıkarıp kapıyı çalmadan içeriye girmezdi.
Günlerce defalarca bugun olmaz yarın gelin dediklerinde kısık bir sesle peki beyim der geri dönerdi.
Bazı yıllar hasat sonunda kapı çalar düğün yapmak isteyen komşular borç isterdi babamda cebindekileri son kuruşuna kadar verir boş cevirmezdi daha sonra annemle tartışırlar boyun posun devrilsin herif derdi.
Hani komşusu aç iken babam tok yatmazdı.
Belki devir kötüydü fakat insanlar temizdi.
Nasır tutmuş elleriyle sacimizı okşar hep helallik isterdi tüm aile feritlerinden sonrada şukrederdi.Yapım gereği boynuna sarılıpta yanaklarından öpemedim doyasıya babamı.
Okuyun oğlum öretmen olun eliniz ekmek tutsun derdi.
Sizleri bilmiyorumda ben nasihat duymayı, yok yok babamı çok özlüyorum. .
©iznikli
I