Yorgun adımlarla, bitkin bir beden, Soğuk bir kış günü, sessizce seden. Gözlerinde hüzün, dudaklarında keder, Babam gidiyor, kalbimde bir yangın var be ser.
Bir zamanlar güçlü, koca bir çınar, Sığınak oldu bana, her dertten uzak. Şimdi titriyor dalları, yaprakları sararmış, Yüzünde çizgiler, ömrünün yorgunluğu yazılmış.
Elleri nasırlı, emeğin izleri, Her damlasında sevgi, her çizgisinde fedakarlıkları. Alnında ter damlaları, alın teri bereketi, Beni büyütmek için, çektiği her cefayı bilirim ben be sevgili.
Sessizce gidiyor, sessizce yok oluyor, Varlığıyla aydınlanan dünyam kararıyor. Kalbimde bir sızı, ruhumda bir yara, Sensiz bu dünya bana zindan, baba.
Ah, keşke dönebilsek o eski günlere, Çocukluğumun masumiyetine, o saf sevgimize. Bir daha sarılsam sana, kocaman bir kucaklasam, Belki de durur zaman, belki de sensiz kalmam.
Ama biliyorum ki, son yolculuğa çıktın, Geri dönüş yok bu sefer, veda vakti geldi artık. Dua ediyorum sana, huzurlu ol baba, Seni sonsuza kadar seveceğim, unutmayacağım asla.
Gölgen uzanmış üzerime, soğuk ve karanlık, Sensiz bu dünya bana anlamsız ve yavan. Ama biliyorum ki, bir gün tekrar kavuşacağız, Orada huzurlu olacağız, sonsuza kadar baba oğul.
©hasanbey.
H