G

BABAM OĞLU

İki yüz seksen gün aynı hücrede farklı zamanlarda nefes aldık.
Ve farklı zamanlarda özgürlüğe adım attık
Bir gün tanıştık, akıl başa gelince anladık birbirimizi
Güneşin, karın, yokuş aşağı yolların eziyetini birlikte çektik
Küçük ilçemizin dik yollarını okula birlikte giderken aşındırdık
Öğlen yemeğine eve yetişmek için yarış eder
Rakip takımlarda oynar, poşet içine ot doldurulmuş toplarla gol atardık
Eve geç gelince dayağı yiyen ben olurdum saklanıp şirinlik yapan o.
Birlikte koyun güderdik hafta sonları
Maça yetişmek için pazar akşamları, beş kilometreyi nefes almadan koşardık.
Küçük ve şirin ilçemizden başka yer bilmezdik
Babam hep göçelim burada derdi
Nereye derdik.
Başka yer bilmezdik küçüktük
Ve bir gün kalktık göç eyledik
Küçük ve şirin kentten.
Gittiğimiz yer yabancıydı bütün benliğimize
Biz yabancı değildik kendimize
Artık düz yollar vardı
Koşmuyorduk eve
Dolmuş vardı artık
Alıştık evet düz yollara ve ayrılmamaya
Biz ayrılmadık dedim ya aynı kaderi yaşadık
Öğretmen mektebini aynı puanla kazandık
Ve aynı şehri...
Gerçi o farklı sınıftaydı ben farklı
Aynı sahneyi paylaştık dört yıl boyunca
Aynı evi aynı odayı aynı parayı paylaştık
Sıcaklığını paylaştık sevginin
Dostluğunu kardeşliğin
Arkadaşlığını yoldaşlığın
Biz hep paylaştık Öfkesiz yaşamanın tadını
Kadehte ki o son damlayı
Sigaradaki o son nefesi
Biz hep paylaştık parasız okumanın gururunu
Bir tek paylaşmadığımız askerlik oldu
Ona Tuzla bana Muğla çıktı
İşte o zaman ayrıldık
Ayrıldığımızıda farklı otobüstlere bindiğimiz de değil
Pozantı yolunda farklı yönlere gittiğimizde anladık
Askerlik bittiğinde biz yine aynıydık
O yine çok konuşur, ben yeter biraz sus derdim
Ben şunu bunu yap derdim, kalkar yine ben yapardım
O da hep aynıydı ben de
Ama ben onu çok severdim o da beni
Bizim orada babam oğlu derler, küçüktük anlamazdık
Babamda amcama derdi babam oğlu diye.
İşte...
O benim babam oğlu bende onun... GÖZCVS
©gözcvs