O

babasiz bir çocuğun buyuklerin koydugu kadele sava

(bugün amaerikda is dünyasında önemli bir noktaya gelmiş ben köylü öksüz bir çocuğun öyküsü bu)
Bir el beklerdim saçlarımın arasında, çocukken
Ben uzaktan bakardım babalar çocuklarını severken
Gözlerim yollara dayanmış, çocukların beklerken gelenleri
Ben biliyordum herkesin vardı geleni,
Benim gelemeyecek geri
Yoksullukduk yoksulluktan habersiz bir gelen beklerdim
Biliyorum, herkesin vardı bir seveni, ben kendimi severdim
Ben daha ellerim oyundan önce emekteydi
Büyükler oyun oynayan değil çalışanı sevmekteydi
Kendime ait yoktu bir şeyim, her şeyden sorumluydum
Kitabı zor taşırken ellerimde yük, kafamda korku doluydum
Sonra anladım, görünce başka çocukları
Sürekli oynuyorlar, kimse uyarmaz mı bunları
Ben kabul etmedim o kaderi, o düşünceyi, o bakışı
Aç kalırdım, ama bir harçlıkla kitap alırdım değiştirmek için akışı
Ya babam yoktu, annem naif, diğer fertler sertti, sertti
Neden büyükler bize bunu kader gördü, neydi onların bize nefreti
Anladım onlarda görmemiş, sert olunca, gülmeyince olurmuş itibar
İyi kötü ne görmüşlerse muhafaza etmekmiş muhafazakâr
Şimdi bu çarkta eriyen, giden çocuklar, sevgiler, ruhlar
Kim bundan sorumlu, kim bunda suçlu, kime ihtar
Kendimize layık olmayanı bize öngörenleri kabul etmeyelim
Onun için varım yoğun çocuklara, feda olsun onlar ayağım, başım, elim
Eğitmenden işlenmeden, usta eli değmeden kalem olur mu kütük
İşte bundan dolayı babam, atam, rehberim Atatürk.
©okkem