A

Bahar Sizin Oralara Nasıl Gelir

Sizin oralarda nasıl anlaşılır baharın geldiği?
Nasıl görünür o?
Bir rüyanın cüssesinden daha ağır,
Ağırlıklı olarak yeşil ve pembe midir rengi?
Sevdiğinize mi benzer misal,
Ne zaman soyunsa, yine hep onun giyindiği elbiselerle mi saklar çıplaklığını yoksa?
O narin, onu size getiren ayaklarını mı görürsünüz ilk?
Saçlarını rüzgara çoktan taratmış bir ses mi dalgalanır
karanlıkta,
her şeyi yutmaya elverişli suyun üstünde hınçla çarpa çarpa
Dönüp kendisine hırsla vura vura.
Bir beton yığını mı kırılır sarsıntısından hemen önce?
Onun öncesinde bir afetin sessizliğine mi bürünür ateşliyle sıcak
fakat görünmezliğiyle de yapılmamış bir iyilik kadar eksik gece.
Deniz mi kokar mesela o şehrinizin tüm sokaklarında mavi renkte?
Çocukların dizlerindeki yaralar mı koşuşturur şen şakrak
yolları her bulutla bedenlenen düşte.
Meyveler kuruyacaklarını bilerek yine de yalnızca sizin için mi çiçeklere bezenir?
Bir kurtçuk boyası hiç akmamış,
kapısı gıcırdamamış,
odasını asla hüzünlü sular basmamış,
tavanına hayal gören bi'çift göz çakılmamış evini,
hani elmayı ilk terkeden olmanın burukluğuyla, bir gündoğumunda
Onun can alıcılığını görüp tattığında ilk defa
Önce ruhunu, sonra simasını değiştirerek
O olmaya mı özenir bir günlük kelebek, son defa kalacağı bin yıllık kozasında.
Öyle görünmeleri mi taşır bir parça güneşi en doğudan en batıya?
Bir kitap en olmadık yerinde bittiğinde mi açılır ilk sayfası sizin baharınızın?
Kanatları
Hangi memleketin özünden çıkartır
hamlığını hiç çıkar gütmeden örten gökyüzünden,
Sormamış olsak da bütün soruları,
Cevap verin sorduklarımıza, bunlardan mı?
Nasıl anlarsınız siz baharın geldiğini oralarda daha başka?
Kimin gülümseyen gözlerinden?
Sonlanmaya an kalmışken, son sayfası kayıp,
Kayıp,bir avuçtan kaçmayı başaramayan bir balığın kovada kurduğu hayalden
bitmeyecek sayılan bir hikaye mi hamallığı yüklendiğinde kelimelerden
O vakit mi, böyle mi gelir bahar size?
...
Bizde,
Onun gülümserken de, hüzünlüyken de dişleri inci gibidir.
Böyle oluşuysa hiç kaçarımız yoktur bizim,o hep bir vurguna sebeptir.
Dalarız biz bir sonsuz, bir onsuz düş deryasına
Bahar bize işte tam da böyle onun yüzüyle gelecek gibi gelir.
©sonsuz.a.y