Bu gece başımı koydum diken sarmış yastığıma
Taş misali yatağım yine soğuk yine sessiz her yanım
Karanlığın çığlığı boğuyor bağrımda gizli acıların hıçkırıklarını
Yutkunsam belki dinecek sanırım sensizliğin kursağımda birikmiş ızdırabını
Yalnızlığım başımda bekleyen
Gardiyan misali acımaz yokluğunda
Demir parmaklıklara mahkum olmuş sensiz hayatım
Şimdi çıkıp gelsen hazana dönmüş ömrüme
Baharı müjdeleyen allı pullu mor çiçekler misali
Ruhuma dolsan çekip alsan beni kör karanlıktan
Suretin öyle güzel öyle tarifsiz
çorak çöllerdeki seraba benzer sevdiğim
Sana yaklaştıkça kaybolur vuslatın umuda bağlanmış yollari
Sen gel sevdiğim ömrüme düş bir yıldız misali
imkansızı ver gönlüme
Yokluğunda buz tutan kalbime
ikinci Baharı müjdele yeniden....
T