Soğuk bir pencereden
Geçenlere bak!
Havanın ne olduğunu söylesin gözleri
Sessiz sedasız verilen nahoş çığlığı duy ve
Karaltılı bir sokaktaki,
Beş para etmez insanlara üzülsün kalbin
İstifini bozmadan hatırla
Kaçmak kadar kolay bir korkaklıkla
Silkin üstünü eskilerden
Geceyi bekle zamansızca ve bak!
Kaybedeceksin zaten karanlık göklerini
İmkansıza yakın imtiyazlı bir zaferden
Bulutları kim üzdü dersin?
Bu havalar onlara yakışmaz derecede gergin
Islak ellere verdikleri nimet adına esti rüzgar,
Taşıyamayacakları ağır bir yükü saldılar göklerden
ve karaltılı sokaklara bak, herkes dargın
Ağırlığını aldıkları minnet edilemez yağmur için
Buğulanmış soğuk pencere
Ve yağmur durmuş bak!
Sebepsizce suçla bu sessiz sedasız düşleri
ve yağmur altında bir gecede her şeyin yansın
Esir ettiğin, korkakça kaçan insanlığına söyle,
Bunu yine son mu sandın?
Siper et uykuna cesurca dertlerini
Yapma, girme suçsuz ve sefillere de yağan yağmurun ahına
Pencere altında yaşama ki bu hayatı
Bir gecede de tüketme tüm sigarını
Ve çok sev, sev anneni
Ölse adını hatırlamayacak insanlara üzülmek yerine, sarıl ona
Bak aya, bak güneşe; bak tüm gece yerine sadece bir kereye mahsus
Az ötede karanlığa ay batacak ve sana güneş açacak
Kaldırımlar umursuz fakir insanları doldururken
Yağmur bu gün yağmayacak
ve
Bir gece daha olacaksa da elbet
Yine bir gün güneş açacak
©parchio
P