Seni görmeyeli,
bakışlarım epey eskidi.
İlkinde yazılanın içinde
ikinci sırasında, ne isteyince girilebilir ne arzu edilince çıkılabilir
muazzam bir kaleyi inşaya koyuldu aklım
Ve bu anlaşılmazlığı bertaraf edebilmek kabiliyetini kazanmak için
Bilebilmek için yalnızca, vakit kolluyor ölümlülüğüm ve ölümsüzlüğü arayan merakım.
Bakıp durdukça hergün biraz daha ıssızlaşan kollar var
öfkeyle yumruk indirilen, cilası tarih motifli, kokusu orman uyruklu masalar,
ve iki memleket arasında boylu boyunca güç ve akabinde zulüm doğuran duvarlar;
bunlar hep bi'akrep mezarlığı yaşayanlara armağanı hayatın,
dallanıp çiçekleneceği yerde daralıp budanan zamanın.
Rüzgarlar, yelkenler, kovalamacalar iniyor yüzüne
ortasında kimsesiz öylece boğulduğuyla kalan,
ilk defa çizilecekken haritalardan silinen deryanın.
Seni duymayalıdan beri
ne çok ses geçmiş ve hala yürümekteler üstünde sessizlik köprüsünün.
Dediler en başta ki buna da adım gibi inandım,
lakin duymadım sesini yaşamın da, ölümün de ve sûr'un.
Ben
Her gece yeniden yinelendim içinde o bağışlanamaz kusurun .
©muhali_z
A