E

BALIKÇI KULÜBESİ

Kendi horlamasıyla sallanan eski bir iskele
Tan'ın sancılandığı anda
Suyun aynasına vuran, kızıllığı pırıl pırıl
Bir yay gibi esnekliğini güneşin,
Şafağın kıvılcımlarını gören eski bir kulübe...
Çırıl çıplak yanarken mehtap
Düşerken,göveren sulara ay
Çıkıp gelen aç kalmış çığırtkan martılar...
Kaç kişi şiir yazdı burada kimbilir
Kaç kişi anılarını didikledi,
Sararmış fotoğraflardaki duruşlara
Kaç kişi aylarca baktı öylesine.
Acaba;
Kaç kişi unutulmuş sevdaların
Yalnızlığına alıştı burada,
Kaç kişi hüzünlü anılarını çizdi
Kaç öykü yazıldı, acılar aynı
Kaç sevda köz oldu yüreklerde,
Kimbilir kaç kadeh kaldırıldı
Şaraplar acılaştı dudaklarda.
Sabaha karşı kör karanlıkta
Kaç kişi gizli bahçeler aradı
Oynamak için çocukça,
Yaz esintilerine sinen
Salkım saçak yosun kokan
Uzaklarda sessizlik içinde
Kaç tekne yüzdürüldü sığ sularda
Gecelerden ve denizlerden habersiz.
Ve...derin bir sessizlik
Sonrası meçhul üstünden yıpranmış
Elbisesi soyulmuş
Balıkçı kulübesinin....!
Emin Barut
©eminbarut