Uyumsuzun deyişiydi: katran yarası...
Biliyorum veya bilmiyorum. Tadımı alarak yaşıyor hayatım...
Bana beni ver Tanrım,
yükümün kamburu çıktı sırtıma.
Alfebenin harflerini eskitemediğim kinim var,
yasağı hor gör aklıma.
Hor gör, çok gör ama bana beni ver Tanrım!
Cehenneme tabutumu taşıyayım,
defterime acımı yazma.
Bana beni ver Tanrım!
Canımı ruhuma mahkum kılma!
Kaza uykularım var, Tanrım;
yelkovanı boşa akrebin peşinde koşturma!
Senin kıblene koydum yaramı,
Merhemini katranın koruna saklama!
Çarem lâl görüyor Tanrım, çarem ahraz konuşuyor, çarem kör duyuyor...
Tanrım,
Çarem diri ama kâfur kokuyor...
Mütemadiyen elemli benim caniliğim, mütemadiyen sahipsiz...
Sen, artık bana beni ver Tanrım!
Zihnimi yakıyor, bir arsızın laf-u güzaf'ı.
Dizginle ruhumu Tanrım!
Ben, ebedi ve ezeli sığınağımı bulayım.
Korkuma kaftan ol Tanrım!
Adımı adıma bağışla ve unut beni Tanrım!
Vallahi cümlelerime günah katmadım.
Yalnızca yanlış yerde nokta kullandım.
Benim cümlelerimin virgülü eksik kaldı Tanrım!
Esirge ve bağışla beni!
Acınacak hâlime sakla beni!
Tanrım,
Çokça affet bir kere bana beni ver!..
Birisi demişti ya, çoktan unuttum: benimki katran yarası,
Gerisi arsızın laf-u güzaf'ı....
©dünya77
D