Pencereyi boyadım,
Kaderin rengine,
Yokuşu inip çıkarken,
Nefesi zorladım ve hayatı yırttım.
Bir gönlümü saldım,
Çarpa çarpa kime denk gelirse.
Camını kırdım bahtın,
Elimde kaldı parçaları.
Düz yolu gidemedim,
Çaresizliğe kaldı gamı.
Bir fikrimi saldım meydana,
Kimse görmedi, üstünden geçti.
Pencereyi boyadım,
Batan güneş rengine.
Yâri arandım ve yanlış bulundum,
Ne kalbe söz edebildim ne ruhuma,
Sükutça durmaktan başka bir şey etmedim,
Yorulunca dincelemedim.
Duaların arkasına sığınan ruhum,
Dirilemedi ve olmaz.
Dilenmeyi beceremeyen gözlerimle,
Dımdızlak kalmışım.
Doğruyu arandım,
Arandıkça kayboldum ve vazgeçtim.
Millete bakıyorum hangi perdedeler,
Sokaklara, evlere bakıyorum ışıklar neredeler?
İnsan kalacağım diye,
Kalamayınca yoruldum.
Hatalar birikince,
Kıracağım pencereyi.
Pencereyi boyadım,
Doğan güneşin rengine.
Evime bir sessizlik aldım,
Her gece koynumda.
Duvara fotoğraflar astım,
Hepsi olmamış umutlardan.
Pencereyi boyadım her farklı gözle,
Varım ama yok olmalıyım.
Taze taze ve heyecanla,
Her farklı düşünce de,
Farklı mısralarda,
Değişik satırlarda.
Kırdım gökyüzünü,
Alınırda yağmur yağar.
Herkes kavşağı hemen hemen dönerken,
Bir yerlere yetişen gözlerde.
Birisi ağlamış gibi olur,
O zaman düşüne düşüne...
İnsanlar var evet insanlar var,
Her bir çelişkiye dolanmış.
Benim aklımda hep bir şeyler,
Yol gider gibi durmadan.
İnsanlar var evet insanlar var,
Her biri yalana kıvrılmış.
Şimdi bir gürültü var sessizliğin bastırdığı,
İnsanlık yok olacak,
Bir hiçlikten gayrı.
Karanlıklar göçecek,
Kapatmalıyım penceremi.
Uzun yola daha çok var...
Sinirim tepemde giderim,
Giderim aheste aheste.
Günün astarı beyhude,
Ceryan olur naçizane.
Ve gitmek mesele,
Dönmek acele.
AYKUT BARIŞ ÇELİK
©barispasa
B