Tüm çocuklar; bayram arefesini heyâcanla beklerken ben hep bitmesini beklerdim. Neden bu kadar duygusuz bir insan olduğumu merak eder, sebebini bilmezdim.
Meğer bitmek sözü sadece sonu temsil etmezmiş. İnsan yaşamadığı bir sevincin, huzurun, özlemini çekmezmiş. Biten bayram değil doğacak olan aşkın yan etkisiymiş.
İnsanların kullandığı terimler yeni, mânisi eskitilmiş. Bitmek son değil atalarımızın dilinde namzet yeşermekmiş. Bayram bu bayram değil doğduğum gün kutlanıp sona ermiş.
Bir Âdemoğlu peydâ olup dünyâya gelince; toprak bayram eder, bereketlenir erken biter (yeşerir) açmayan güller.
Yeni doğan bir çocuk ağlar göz yaşı dökmeden anadan uryan, "Rahim"den ayrı düşer annesinde bulur "Rahman". Bu sebepten göz yaşı dökmez doğarken bir çocuk! "Rahim" den gelen rızk bir an kesilince, ağlamaya başlar gözyaşları içinde; "Rabbim! rızkımı gönder" dercesine.
İnsan bilmez; âdemoğlunun yeryüzünde ilk duâsı gözyaşıdır; bunun içindir ki nedâmet ve gözyaşı ile yapılan duâlar reddedilmez...
©beysar
B