Bazen...
Geçtiğini düşünüyorum...
Üzerini örttüğüm tüm mekanlar kadimden mülhem...
Kamufle edilmiş bir hayatın çeperlerindeyim oysa...
Acımasız cümlelere karşı siper alamıyorum artık...
Yakıcı kelimeler delip geçiyor bir kurşun gibi yüreğimi...
Her isyan bir azaba garkediyor inleyişlerimi...
Harf harf damlıyor bedenimden ölümüne nisyanlarım...
Ve...
Sinsi bir düşman gibi yayılıyor sisler düşüncelerime...
Aldanıyorum tuzaklanmış bir ömre...
Aldanıyorum zalimce...
Oysa...
Geçmemiş henüz hiçbir şey...
Şimdi asıl, anlıyorum...
Dayanamıyorum...
Dumanlar yükseliyor gönül bağımdan...
Karmaşanın sardığı sokaklar bir benim oysa...
Nifak bakışların cehennemi atmosferinde zincirlenmiş gölgem...
Aslına rücu edemeyen ucube varlığım gibi çaresiz...
Bakışlarım tozlanmış, Fersiz
Çoraklaşmış sevdama çeşmimden düşmese bile bir damla...
Dizlerim dayanamaz yığılır harabiyetinden toprağa...
Titrer zemin ardından, dağlar sarsılır...
Ruhum vurgun yemiş gibi umarsız bir cendereye kısılır...
Ben...
Kopuk asırların çürümüş bahtsızı...
Vaktin azad olmaz pejmürde uşağı...
Nice zaman almışım elime tasmamı...
Mecnun gibi...
Ferhat gibi...
Dağları deliyor...
Çöllerde avare dolanıyorum...
Yolum ırak...
Mataram boş...
Her yerde sahibimi arıyorum...
Kalmadı dizlerimde dermanım...
Ne yapacağım bu zulüm zulüm çekildiğim bataklıkta...
Ey Yüceler Yücesi...
Ne yapacağım ben?
Bilmiyorum....
©kenanfaik
K