Aşklar, hisler, sevgiler, anlayışlar, duygular..
Samimiydiler, ve kaybetmişlerdi
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovanlar
Onları da kovmuştu birer birer
Gerçekliklerle kuşatılmış kalpleriyle..
Artık, miras olarak evler, arabalar bırakılıyordu
Tek amaç, buydu, evet...hissediliyordu
Karanlık günlere doğru, halen aydınlıkça
Çığlıklar beliriyordu, cılız, ürkek, asîce..
Bir duyulsa, duyulmak istenilse dedirtiyordu
Söyle bana, ayna ayna..var mıdır daha bi umut
Var mıdır kaybedilmiş duyguları etrafa saçan
Bir Nasrettin hoca, ya da daha anlaşılır olsun..
Noel Baba..Gel o eğitilmiş geyiklerinle
Uç yılbaşı gecelerinde, gir bacalardan..
Evlerimize kadar, sesler ve görüntülerle gir
Kılık değiştirerek gel ve unuttur unutulmuşları
Duymak istediklerimize, hislerimize..
Bizi hasret kıl..
M