Ağlamak gelirdi insanın içinden.
Sanki acılar göğsümüzü yarıp çıkmak istiyordu içerden.
Kırıldıkça hissizleşen,
Üzüldükçe daha çok acıtan tek bir şey vardı, o da insanın ta kendisiydi.
İnsan tuhaf bir varlıktı.
Bazen üzer bazen ağlatırdı.
Bazen güldürür, bazen kanadımızı kırardı.
Bir güvercin gibi hep yaralı bırakırdı bizi.
Sevdiği şeylerden nefret ederdi bazıları.
Bazıları da hep nefret ettiği şeyleri sevmeye çalışırdı.
Gerçekten insanlar ne kadar da tuhaf bir varlıktı böyle .
Çünkü hem düşündürür,düşündürdükçe de aklımızda yer edinirdi her gece.
Acılar;
Bazılarını ayakta tutardı.
Öfke ise;
İnsanın içinde ki tüm güzel duyguları yer yutardı.
Bazılarının üzüntüsü öfkeye,
Bazılarının da öfkesi nefrete,
Sevgisi hayal kırıklığına,
Mutluluğu da bir yalana dönüştü.
Hayatta ki bilmeceleri,
İnsan yaşamaya devam ettikçe çözerdi.
Kendi dünyasında yarım kalan yapboz parçalarını,
Yaşadıkça bulurdu insan,ta ki her şeyi anlayana her şeyi elde edene kadar.
Bazen bazı bilmeceler vardır ki insanın bunu anlamaya gücü yetmez,
Yapmaya zamanı kalmaz.
Bu yüzden hep bir eksiklik var hayatımızda ve dünyamızda.
Bu yüzden hep bazı şeyler yarım kaldı zihnimizde ve düşüncelerimizde.
Hayat bir labirent gibi.
Nereye gidersem gideyim hep aynı yola çıkıyor tüm yollar.
Ne yaparsam yapayım yine aynı şeyleri yaşıyorum,hem de hiç sonu yokmuşcasına sanki .
Bir döngü olmuş hayatımız, haberimiz olmadan yaşayıp gidiyoruz bu döngü içerisinde.
Geçmeyen şeyler var insanın içinde.
Bitiremediği çok şey var insanın zihninde.
Yaraları kabuk bağlamış insanın her yerinde.
Bu insanlar herkes değil, acıları öfkeye dönüşmüş insanların hikayesiydi sadece.
Kimse o "bazı" insanlar gibi olamazdı.
Çünkü onlar farklıydı.
Onlar sevdikleri tarafından hayal kırıklığına uğramış insanlardı.
Onların gözleri ağlamaktan değil,ağlayamamaktan kan çanağına dönmüştü.
O insanlar eninde sonunda yine korktukları şeye dönüşmüştü.
Bazıları karanlığa,
Bazıları da içinde ki öfkesine,
Üzüntüsüne ve acılarına.
Geri dönüşü olmayan sokaklarda geçirdik hayatımızı.
Kaldırım kenarlarında,
Sokak lambasının altında,
Çilekeş analar gibi,kimsesiz çocuklar gibi kırıldı umudumuz,yıkıldı hayallerimiz,doldu gözlerimiz,kanadı hep sarılmayı bekleyen yaralı kalbimiz...
©ruhumsiir
B