Matemin kıvranışını dindirmiyor hiç bir teselli,
Kalbim 16. senesinde fakat ruhun yaşı neden elli?
Ağlamıyorum diye kandırdım semaları fakat,
Bilemediler ki şiddetli yağmurlar gözlerimden belli.
İsyan ediyor yalnızlığıma bıraktığım izlerim,
Ayna karşısında korkularımla açığa çıkar hislerim.
Sessizliğimin duyuramadığı yankıyı durdururken,
Yalvarıyordu ağızdan pişmanlık çıkmasın diye akislerim.
Bu yazdıklarım bedbaht kaderin bir hediyesiydi.
Pişmanlığım kalbimin adım attığı son ölüm raddesiydi.
Kaldırım da yalın ayakla küskünlüğümü haykırırken,
Yüzüme gülmeyen umutlarımın evi ise yalnızlığın caddesiydi.
Misafir olduğum gün kaçar oldu hepsi benden,
Saatim durdu ve o gün aniden ruh ayrıldı bedenden.
Yaşamadığımı günlerime bir gülücük konduramadığımda anladım,
Ve sonrasında dört duvara tek sorum oldu "neden ben?"
Sessizliğe gömdüğüm onca emelimin ahında,
Kurtlarılmayı bekleyen, senelerin bekçileri.
Yalnızlığın en dibe vurduğu an da gitmez o kayık ileri,
Hâlâ cesetten ibaret bir beden olmasına pişman değilim hislerimin,
Ve son mektubum da gönlünü alma çabasındayım, mazi de kalan izlerimin.
©ggurkann
G