Güneş doğmadan önce, Bedir'in toprağında,
Müslümanlar kenetlenir, Hz. Hamza başında.
Peygamberin amcası, yiğitlerin özü,
İslam'ın kalesi, Hz. Hamza gözü.
Bedir'e doğru yola çıkar müminler,
Allah'ın yardımıyla, umutla doludur gönüller.
Görkemli sahabeler, cesaretin sembolü,
Hamza'nın kılıcı, imanın kuvvetiyle dolu.
Medine'nin koruyucusu, İslam'ın kalkanı,
Kardeşlik bağlarıyla dolu bu vatanı.
Hamza, Hz. Muhammed'in en güçlü yardımcısı,
İmanla dolu, sabırla dövüşen asil mücahidi.
Uhud'da dağlar gibi dimdik durur,
İmanıyla, Allah'a kulluk eder.
Şehadetin kutsal ateşi, yüreğinde yanar,
İslam'ın şanlı bayrağını dalgalandırır.
Ve bir gün, Huneyn'de, sevda dolu bir yara,
Hz. Hamza şehit düşer, göğsünde bir parça mızrak izi kara.
İslam'ın yiğit sahabesi, vatan için can veren,
Ebedi yaşar hafızalarda, özlemle anılan bir kahraman.
©aliokka
A