Elimde,
Erimeye yüz tutmuş,
İçi aşk ile dolu,
Bir külah dondurmam var...
Bekliyorum,
Sana sunabilmek için,
Bekliyorum...
Ama gelmiyorsun,
Gelmedikçe de,
Dondurman eriyor,
Eridikçe de,
İçim yanıyor,
Yandıkça da,
Süzülüp akıyor.
Korkuyorum meleğim,
Bir gün,
boş bir külah ile,
Seni karşılamaktan,
Çok korkuyorum.
Bu yağmurların,
Sel olup,
Herşeyimi süpürmesinden,
Korkuyorum.
Bak...
Gök yüzü de içim gibi,
Kapalı ve hırçın.
Duyuyormusun,
Cama çarpan yağmur damlalarını,
Ya kalbime çarpıp,
Delip geçen bu damlaları?
Hepsi birer Aşk acısı.
Bekliyorum,
Yağmur sonrası açan güneşi,
Gökkuşağının,
Rengarenk belirlenmesini,
Bekliyorum,
Belki bir gün,
Belki bir ömür sonrası,
Yeni bir çağda,
Farklı bedenlerde,
İnanıyorum,
Bu ruhlar bir araya gelip,
Özgürce,
Aşklarını yaşayacaklarına,
İnanıyorum...
Gözlerini kapatıp,
Hissedebilsen,
Görebilsen,
Yarıp göğüsümü koparabilsem,
Şu kalbimi,
Avuçlarının arasına bırakalsem,
Sen...
Yalnızca Sen diye attığını,
Bir anlığına,
Hissedebilsen.
Eminim,
Herşey,
Çok daha farklı olurdu.
İkimiz için,
Güzel olurdu.
Yeniden İkimiz,
Birimiz olurduk...
Olurduk...
22.06.2020 02.56
©gölgeadam
G