Yıllar sonra ilk kez aldım bu kalemi elime,
Yarım bırakılmış şiirler vardı odamın her yerinde,
Kül tablası ise doluydu yine izmaritle,
Tıpkı dışarıdaki havanın ayazı gibiydi gönlümde,
Hani falcılar der ya bakıp fincanın telvesine,
"Üç vakte kadar tanışacaksın mutluluk ile."
Keşke inanabilsem buna ama yüzümdeki tebessüm çoktan yerini bırakmıştı hüzne,
Umutsuz yarınların merhabasında bulurdum kendimi her seferinde,
Gözüm uzaklara dalardı birşeyler anlatmak istercesine,
Bazen dinmezdi gözyaşım gecenin sessizliğinde,
Cam kırığı tanesi gibi batıyordu bu can sıkıntısı kalbime,
Çok ihtiyacım vardı iyiyim kelimesine,
Yordu bu zor günler beni hep üzmek istercesine,
Belki de artık alışmam gerekti hayatın böylesine.
©by_solist
B