A

BEN BİR İSTANBUL AŞIĞIYIM

Ben bir İstanbul aşığıyım
İlk gözümü açtığım
Hayatımı paylaştığım şehir
Geleni göndermeyen
Süründürse de öldürmeyen
Tüm sırtındaki yüküne rağmen
Oh demeyen şehir

Ben bir İstanbul aşığıyım
Buram buram tarih kokan
Mimarisiyle tüm görenleri hayran bırakan
Yeri gelip aç bırakıp yeri gelip şahlandıran
O çilekeş şehir

Ben bir İstanbul aşığıyım
Her milletten insanı sevgiyle kucaklayan
Köprü altlarında evsizlere yer bile bulan
Yaptığından da gocunmayan şehir

Ben bir İstanbul aşığıyım
Masmavi denizinden
Balık, ekmek ve rakı
Vefadan da boza ısmarlayan
Bonkör şehir

Ben bir İstanbul aşığıyım
Kapalıçarşı, kahve kokulu mısır çarşısıyla
Tahta kalesiyle, işportacısıyla
Dilencisi ve kapkaççısıyla
Kazanç kapısı yaratan şehir

Ben bir İstanbul aşığıyım
Surlarında gemiler batırttıran
Taşına toprağına kan akıttıran
Padişahları bile kendine kul yaptıran
Ferman bile okutturan şehir

Ben bir İstanbul aşığıyım
Asya ile Avrupa’yı elele tutuşturan
Sabahları da trafiği azıcık *****tıran
Ama sonunda varacağın yere ulaştıran
Metrobüs şehir

Ben bir İstanbul aşığıyım
Güzelliğin gözümden gitmez
Hakkında yazacaklarım bitmez tükenmez
Artık bu şiir dinleyenleri de fazla eğlemez
Sevgimi ve kalemimi kalbime gömdüm şehir


©aylaimis