Buraya senin için bir şiir bırakıyorum,
-ki ben çok severim şiirleri bilirsin.
Ve sen en sevdiğim şiirlerden bile güzelsin,
Yazık ki hiç okuyamayacağım seni...
Sen... Hiç kimse...
Farzet,
daracık bir kaldırımda karşılıklı yürüyorduk.
Birbirini tanımayan iki insanın,
birbirine sürten iki omzu kadardı bütün muhabbettimiz
ve ceketime sinen kokunu ben üzerime alındım...
Farzet,
Hiç uyumadık seninle,
hiç gülmedik,
iki laf etmedik,
aynı kadehten rakı içip aynı yere denk düşürmeye çalışmadık dudak izimizi...
Farzet,
Böyle sabahlarda birlikte uyanıp
aralanan perdeden gökyüzüne bakmadık...
Sen... Hiç kimse...
Farzet,
senden kalmadı göğsümdeki şu ağrı.
Her şeyi ben abarttım,
büyüttüm,
bunların hepsi benim saplantım...
Desem ki sana,
Hiç tanışmadık aslında,
yaralamadık birbirimizi,
hiç sevmedik...
biliyor musun, sadece bunun için bile yanabilirim ölünce.
Çünkü başka bir yalana hiç inanmak istemedim böyle delice...
Sen... Hiç kimse...
Bakma hiç dediğime...
Sen benim parçalanmış avuç içlerimsin!
Seni kimse görmesin diye ceplerimde hep ellerim,
Avuçlarımı açarken semaya
ben seni bir tek Allah'a gösterdim!
Kimse bilmesin,
Sen de bilme,
hiç
kimse...
Ezgin KILIÇ
E