Köyümde yağan sağanak yağmur, kapımda al sancak.
Ormanın en ücra derinliklerinde bir kamp, yakılır ocak.
Gece gökte ki yıldızlar gibi umutla gözler parlayacak.
Yarin sım sıkı sararsa seni yaraların öyle kapanır ancak.
Uyku tutmaz, yıldızlar arasından sana eşlik eder hilal.
Gün doğar kızıla boyanır en güzel manzara ulu ve celal.
Yoksullukla büyüsemde boğazımdan geçen hep helal.
Gün doğumundan gün batımına koca gün, benim istiklal.
Biraz tuhafım, gizemler peşinde koşar öylece yaşarım.
Bir kaşif gibi keşfe çıkar gezerim mucizeler görür şaşarım.
Yollarım uzun, dalgalar, taşlar, nehirler, bayırlar aşarım.
Bu garip dünyada gizemler peşinde heyecan dolar taşarım.
Ben Gizem avcısıyım yollar benim, kimse önüme öremez duvar.
Ne kadar anılarla dolsa da defterim daha çok yolum var.
Mucizelere alıştım, maceralar yaşadım sıradanlık beni boğar.
Belki gerçektir dinlediğimiz efsaneler ve bir sürü canavar.
©sazak.by
Ç