Yüzlerce soğuk namlu
Üzerime çevrildi
Benimle büyüyen çınar
Fırtınayla devrildi
Öpmeye kıyamadığın oğlunu
Çölün ortasında vurdular
Çınar gibi yere serildi
Gözlerim kör olduğu zaman
Yakup oldum
Kör kuyuya attıkları zaman
Tüccara sattıkları zaman
Yusuf oldum
Dertten derde atıldığım zaman
Eyyup oldum
Kerbela'nın çölünde şehit olan
İmam Hüseyin'im
Dar ağacına çekilen
Pir Sultan'ım
Çarmıhta diri diri yüzülen
Seyyid Nesimi'yim
Ateşler içinde yakılan
Bedrettin'im
Enel-Hak diyerek asılan
Hallac-ı Mansur'um ben
Dört yanımı çevirdiler
Çakallar birer birer
Beni yiyip bitirdiler
Tıpkı akbabalar gibi
Ben neler gördüm bu ülkede
Bazen asıldım
Bazen yakıldım
Bazen yıkıldım
Gecelerin çoçuğuyum
Gönül tarlalarına
Beyaz ekip, siyah biçiyorum
Bilmiyorum
Kaç kere vurdular
Kaç kere yem ettiler
Çakallara beni
Ben bu topraklarda
Kaç kere öldüm
Kaç kere dirildim
Kimsesiz çoçuklar
Gülmeyi
Paylaşmayı
Bölüşmeyi
Kardeşliği
Eşitliği
Öğrettiler bana
Kaç kere
Doğduğumu
Ödüğümü
Bilmem ama
Bildiğim bir tek şey var
Kendi kendimi
Bir Anka kuşu gibi
Kendi küllerimden yarattım...
Duran Yıldız
Ş