B

ben onu kalbime yakışan kalbiyle bilirdim

bugün senin cenaze törenindeyiz
imam "hakkınızı helal ediyor musunuz?" dedi
gözyaşları "helal olsun"
aşk"helal olsun "
acı"helal olsun "
keder"helal olsun"
çaresizlik"helal olsun "
geç kalalarda hakkını helal ettikten sonra
imam"nasıl bilirdiniz "dedi
bir ses başladı konuşmaya
onun kara gözleri vardı be bana bakınca içinde kaybolduğum
onun tebessümü vardı belki anlatabileceğim gamzeleri yoktu ama
o tebessüm edince dağılırdı kasvetli hava
onun benleri vardı saymaktan yorulupta pes ettiğim
o öfkesini tutamazdı hiç ,bağırırdı kavga ederdi dalaşırdı yani birilerine
ama bana bağırmazdı eğer kırgınsa bana,yanımdan geçerken belli ederdi
eğer bana öfkeliysede anlam dolu bir bakış atar giderdi
ama sevimli bir yanıda vardı peltekti kendi ismini bile yanlış söylüyordu
ama bakma bu kadar sevimli olduğuna
kocaman elleri vardı
benim ellerimi sarıp sarmalayan
gariptide biraz
çantasını tek sırtına alırdı sonra çantası yolda yürürken kayardı omzundan
kolunda sallana sallana gelirdi
uzaktan baktım mı tanırdım onu yürüyüşünden
ha bir de kendine has kokusu vardı
ter kokuyordu
çalışmaktan alın teri kokuyordu
güneşte çalışmaktan da kavrulmuştu teni
görende onu sahilde güneşlenmekten esmerleşmiş sanıyordu
ama o sahil görse bir dakika durmaz denize girer eğlenmeye başlardı hemen. ona güneşlenmek absürt gelen şeylerdendi
ama asıl soruya gelecek olursak
ben onu kalbime yakışan kalbiyle bilirdim
©biryabancı