Bir araba çarpmasıyla,
Bir kuş sürüsünün uçmasıyla,
Yağmur yağmasıyla,
Savrulan yapraklardık biz.
Umut kadar yorgun,
Bahtiyarlık küflü bir ekmek,
Mideme inerken güneş.
Habersiz ve umutsuz giden insanlar var,
Minibüsler durur gider.
Hep yalnızdır doğru sözler,
Baş yorgun, fikir yokuş yukarı bitkin.
Hep yalnız kalıyorlardı ya,
Kelebekler, böcekler birde hayaller.
Ruhu çekilmiş adamlar gördüm,
Zamanları gökyüzüne bakardı.
Yaşlı amcaların peşine takılmış,
Kalemine bakar göz,
Yüreği yırtılmış derviş,
İşte bu adam,
Radyosunda dengini dinliyor.
Alafranga yollarda başı eğik bir şair,
Gôrdüm elinde kocaman bir hiçlik sarılı.
Sonra gözü ilişti denize,
Balıklara seslendi koyu bir sessizlikle.
Gözleri ilişti balığın gözlerine,
Çok yoruluyor kulakları.
Hep aynı karmaşalar,
Gözden sakınan gözler,
Susmayan akıl.
Elinden gençliği gidiyor bahtın,
Rüzgârlara varıyor amansız,
Beklemekten de yorulmuş adam,
Aklı uyuşmuş.
Orada bir yerde birileri var,
Hisleriyle gidince bomboş kalabalıklar.
Bezgin sanki gökyüzü altında,
Hayalleri kılıfında.
Kaç sokak ötede belki,
Onun umduğu hayatı yaşayan.
Nefesim yarım yamalak,
Bir o kadar karamsartrak,
Bulutlarda çekilince,
Yavaş yavaş.
Gözler mi yoruldu akıldan,
Ben mi gariban?
Her zaman geçtiğim insanların içinde,
Yarından çok habersizim bugün gibi.
Dostum bu benim son yazım,
Ayazma yokuşu üzerinde.
Kıvrımlı yeni asfalt dökülmüş,
Keşke hayatıma da böyle.
Keşke istediklerim gibi olsa,
Bir sabah uyandığımda.
AYKUT BARIŞ ÇELİK
©barispasa
B