Sıkıldım ben onca insanlardan, yüzüme gülüp arkamdan hançeri batıranlardan.
Güneş'e bakınca ters doğmaktan.
Sen ağlama be gökyüzüm bulutlarda ağlar senle.
Hayat bu kadar acımasız değildi eskiden
ne oldu da birden, veda ediyorki her iyi insan.
Farkındalık yaratmak isteyen illaki kendini minareden mi atar.
Kuraklığın ortasındayım işte, batıyorum yavaş yavaş ve çırıl çıplak.
Bedenimi sarmış siyah yılanlar.
Uzun zamandır hiç bukadar çamura saplanmamıştı yüreğim, içim daha avaz avaz.
Yazık, kurudu tüm Yeşillikler.
Gülün boynu bükük, bak hele yaralı bir sevda, bülbül'ün koynunda yatar.
Şimdi bunların hesabını kim verecek, Ey Dünya.
Sen kocasın, her türlü hayatları sunarsın. Sanmaki her kulun mutlu yaşar, acıya gülende çok.
Acıyı ruhumda duyuyorum...
Yüreğinin ortasındayım, sevdana susamış kalbim, kapındayım.
Gel güzelim aç kalbinin kapılarını daha yanı başında uzanmaktayım. .
Avucunun içine su koy, sevsana suyan kalbim bedenimin içinde yaşamaktayım. İçirt bana, sonra zehirdi de. Öldürmek istedim seni de bana.
Ben, O zehiri şerbet bilip kana kana içerim.
O şerbeti sen ellerinden içirdin bana.
Yüreğini öper gibiyim, Ah şuan öldüm galiba. Şu baş ucumdaki yoksa bir Melek'mi.
©metecan.
X