Anlam veremiyorum bu olanlara
Terk edişlerin ardındaki sır nedir
Her defasında üzülen kahrolan
Her defasında yenilgiyle uyanan
Geceleri başını yastığa koyamayan
Uzanıp öylece hayallere dalan
Sabah olup kalktığında sersemleyen
Yürüdüğü vakit mutfağa beslenmeden
Çakmağı alıp sigarasını kolay bir nefeste bitiren
Verdiği azametle ciğerleri patlarcasına öksüren
Oturup koltuğa dört duvar arasında
Tek noktaya kilitlenip delercesine bakışlarla
Yerinden üşengeç bir halde kalkan
Üstünü giyip bedbaht bir halde hazırlanan
Sokağa çıkıp doğanın temizliğini soluyamayan
Elleri cebinde dudakları ıslık şakıyan
Gözlerindeki yorgunlukla sarhoş sanılan
Atılan iftiralara sırtını dönüp giden
Baktığında insanlara gülüşlerinde istikrar
Kollarında sevgililer ellerinde çiçekler
Vardığında bir deniz kıyısına durup bekleyen
Gözleri ufukta kalıp dalıp dalıp giden
Park köşelerini mesken tutan
Caddeleri artık yurdu olan
Bir sokak lambası altında oturan
Loş bir ışıkla aydınlık hayalleri kuran
Zihninden geçen tek şey sevdiği olan
Gidişiyle durmaduman hep perişan
Uğruna ölümlere koşup yorulmayan
Işıkları yalnızca onda yanıp parlayan
İlk gördüğünde heyecandan konuşamayan
Saf bir gönül ile utanıp duygulanan
Terkedişine anlam veremeyen
Bağlı kolları öylece bekleyen
Öyle öyle işte oturup ölümü bekleyen
Kimse duymasada içinden yalvaran
Mahşerde dahi olsa bile
Kavuşmanın hayaliyle yanan benim
©doganayxx
D